Bence

Sanal Gerçeklik

Yaşamın bir sanal gerçeklik olduğunu varsay. Normalde bizim şu evden kaçış oyunlarına, paintball’a ya da herhangi canlı bir oyuna gitmemiz ya da bilgisayar oyunlarına sarmamız gibi.. Bilgisayar oyunlarında oynarken oyunun içine giriyorsun bir süre. Tüm dikkatin orada.  Yan taraftan bir şey mi çıkacak, şu şeyin içinde bir şey mi var, bu yoldan gitsem karşıma ne çıkacak, ileride bir ödül var falan gibi bir sürü şeye tüm dikkatini verirsin. O süre içinde, hedefine ulaşana kadar da her şeye dikkat edersin.  Bir hedef vardır ve o hedefe ulaşmak için sana yardımcı olacak her şeye dikkat eder, önüne çıkan tüm engelleri aşarsın.

Yaşam da böyle sanki ama yaşamdaki sorunumuz şu;  her şeyi çok ciddiye alıyoruz. Kendimize bir dolu travmalar yaratıyoruz, bir şey yaşıyoruz ve günlerce, bazen aylarca etkisinden çıkamıyoruz , kendimize istekler, ihtiyaçlar ve gereklilikler yaratıyoruz ve tüm bu etkenler yüzünden hedefimiz neydi, neye ulaşmaya çalışıyorduk, bu oyunu neden oynuyorduk, oyunun amacı neydi tamamen unutuyoruz ve hedeften şaşıyoruz.  Sonra hedef neydi onu bulmak için bir şeyler yapıyoruz ya da hedefle hiçbir alakamız kalmıyor tamamen kendi kendimize takılıyoruz.

Seneler önce oynadığımız bir bilgisayar oyunu vardı, GTA Vice City. Bayılırdık o oyuna, en çok da ablam severdi.  Oyunu severdik ama oyunun hedefiyle hiçbir alakamız yoktu, hemen birinden güzel bir araba alıp oyunun sanal gerçekliği içine dalıp sokaklarda falan dolaşırdık, çok hoşumuza giderdi oyunun içinde kaybolmak.  Need for Speed vardı bir de yine, farklı parkurlarda araba yarışları. Oyunun amacı tüm arabaları geçip yarışı kazanmak, hızla yol almak fakat kaza yapmamak falan. Bir gösterge de vardı parkurun neresinde olduğunu gösteren ve yoldan çıktığın zaman yanlış yoldasın diyen. Ama benim umurumda olmazdı, her parkurda ya doğa içinde ya da şehrin sokaklarında dolaşırdım öyle.  İşte ne bileyim Tokyo, New York, Londra falan gibi parkurlar vardı sanırım ve oralarda dolanırdım öyle saatlerce.

Bunun gibi bir şey bizim de hayatta yaptığımız, oyunun amacından uzak tamamen serbest dolaşım halindeyiz hayatın içinde. Ana amacımızdan uzakta kendimize göre hedefler belirleyip oradan oraya savrulup duruyoruz. Yanlış anlaşılmasın, sefil halde yaşıyoruz, mutsuzuz gibi ithamlarda bulunmuyorum bunu söylerken, keyif de alıyor olabiliriz hayatımızdan çünkü amacımızı tamamen unutmuşuz.  Benim oyunu oynarken, oyunun amacından uzak sokaklarda dolanırken büyük bir keyif almam gibi, biz de öyleyiz hayatın içinde.  Tamamlanması gereken bir parkur var, bu bir zahmet istiyor, çalışma istiyor, yetenek istiyor fakat biz parkuru tamamlamakla uğraşmayıp amaçtan uzaklaşıyoruz.  Dolayısıyla da hedefe ulaşmak için sağda solda beliren tüm ipuçlarına, kısa yollara, gelen desteklere dikkat etmiyoruz.

İşte bu dikkatsizlik, bu gözlem eksikliği hapsediyor bizi uyuşmuş bir şekilde bu sanal gerçekliğin içine ve keyif alıyormuşuz gibi hissediyoruz.  Başka türlüsünü bilmiyoruz çünkü, unutmuşuz.  Hedeften tamamen sapmış kayıp ruhlar gibiyiz. Dünya bir bilgisayar oyunu ve biz de onu çok ciddiye alan, yaşanmışlıklardan travma yaratan, bu travmalara takılı kalan, sonra bunlardan kurtulmaya çalışıp keyfe doğru yelken açan fakat hiçbir şekilde oyunu tamamlamaya çalışmayan sanal insanlar gibiyiz.  Oyunun dışına adım atmayı, bu oyunu oynamayı seçen ruhu aklına bile getirmeyen sanal figürler topluluğu gibi.

Hatırlayıp, oyunu bitirip ve artık bundan çıkıp gerçek keyfin ve mutluluğun tadına varabiliriz istersek, dikkat edersek ve gözlemlersek kendimizi.

Tıpkı Divergent filminin harika bir sahnesindeki şu replik gibi “This isn’t real. – Bu gerçek değil.”

Bence.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s