Bence

Müşteri Hizmetleri

Günümüz insanı olarak hepimiz sıkça şirketlerin “müşteri hizmetleri” dedikleri departmanlarıyla iletişime geçiyoruz.. ya müşteri olarak bizim aramamız gerekiyor ya da bir nedenden ötürü biz aranıyoruz.. bizim müşteri olarak aramamız gerektiği zaman derdimizi anlatabilmek için bir insana ulaşabilmek işi herhalde en stresli bölümü.. uzun süren tuşlamalar sonucunda nihayet bir insana ait olduğuna inanmaya çalıştığımız bir ses duyuyoruz. inanmaya çalışıyoruz diyebiliyorum ancak çünkü insan olduklarına dair hiçbir belirti duyamıyoruz genelde.. görüşmeye hep aynı şekilde başlayıp, görüşme boyunca aynı tonla müşteri hizmetlerinin kendi yarattıkları dile ait olduğuna inandığım cümleleri tekrarlayıp (kontrolünü sağlıyorum favorim bu arada), programlandığı işten farklı bir şey yapamayan bir bilgisayar gibi belirli işlemleri yapabilen tanımlı olmayan bir soru sorduğumuzda error veren ve istisnasız aynı şekilde görüşmeyi sonlandıran bir ses sonuçta.. İletişime geçmek için aradığımız numarada ya iletişime geçemiyoruz ya da iletişime geçip geçemediğimizi genelde anlayamıyoruz..

İletişim. Ömrümüz boyunca insan olarak en çok kullandığımız araç.. Doğduğumuz andan itibaren iletişim kuruyoruz birileriyle, bir şekilde, sağlıklı ya da sağlıksız, sözle ya da daha farklı bir şekilde.. İletişimi insan olarak büyük ölçüde en çok övündüğümüz yol olan konuşma ile kurmaya çalışıyoruz. konuşabilmek, derdini anlatabilmek, anlatılanı anlayabilmek, anladığın karşısında bir cevap vermek için .. belki bir soruna çözüm bulmak, belki bir soruyu yanıtlamak, belki sadece sohbet etmek, belki dedikodu yapmak,  belki şikayet etmek için.

konuşmak.. kelimeleri kullanmak.. yazmak.. daha iyi iletişim için eğitimlerimiz var, daha etkili konuşmak için eğitimlerimiz var, daha iyi yazmak için, kelimeleri daha iyi kullanmak için.. Hepsi bir tek şey için, iletişim kurabilmek. Önce iletişim kuruyoruz, sonra amacı ne ise iletişimin onun için uğraşıyoruz, onun için kullanıyoruz kelimeleri..

İletişim kurduğumuzda ne ararız genelde? Ne bizi en çok etkiler iletişim kurduğumuzda? Ne götürür başarıya kurulan iletişimi? Bağ kurmak. insani bir dokunuş ararız biriyle iletişim kurduğumuzda.. Karşımızdakinin insanlığını görmek isteriz, insanlıktan bir parça görmek isteriz..  Kendimizden bir şey görmek isteriz.. Bir insanla iletişimde olduğumuzu bilmek isteriz.. Bu isteklerimizin en altında bağ kurma ihtiyacı yatar. Farkında olsak da olmasak da en temel isteğimiz budur biriyle iletişime geçerken.. İletişimin olduğu her alanda başarının ya da başarısızlığın nedeni budur bence..

Biriyle iletişime geçmenin bir amacı vardır. Bir ihtiyacın vardır, sorunun vardır, isteğin vardır, vardır bir şey ve hedef de bu amacın gerçekleşmiş olmasıdır iletişim bittiğinde değil mi? Evet.

Peki insanları robotlardan ayıran şey nedir? İnsanları giderek robotlaştıran şey neyin eksikliğinden oluyorsa o, bağ kurma. Dünyanın her yerinde insanların giderek robotlaşması, hissizleşmesi, bir düzenin içinde hapsolmaları ve hiçbir şekilde dışarıya bakmamaları bağ kurmanın eksikliğinden kaynaklanmıyor mu sizce de?  İlişki kurmak, ailenin olması, iş arkadaşlarının olması vs bunlardan bahsetmiyorum.. Eğer bir ailem varsa bağ kuruyorumdur, iş arkadaşlarım varsa bağ kuruyorumdur, biriyle ilişkim varsa bağ kurduğum anlamına gelir diyor olabiliriz. Gerçekten mi peki?  Bu ilişkilerimizde bağ kuruyor olabiliriz de olmayabiliriz de.. Bağ kurmayı bırakmış da olabiliriz. Birbirimizden uzaklaşmamızın nedeni de bu değil midir? Bağ kurmayı bırakmak..

Karşımızdaki kişi ile alakalı beklentilerimizden, yargılarımızdan, isteklerimizden bir an da olsa sıyrılıp anlamaya çalışmaktır bağ kurmak, gerçekten görebilmek, duyabilmektir.  kalıplardan, yargılardan, beklentilerden sıyrılmış bir şekilde iletişime geçebilmektir. bir anlamda ruhların konuşmasıdır, zihinlerden ziyade.. Ne kadar kafamızdaki kalıba yapışmışsak bir o kadar uzak kalmışız demektir gerçekten bağ kurmaktan..

zor tabi yargıları, beklentileri, istekleri bir kenara bırakabilmek, bunlardan kurtulabilmek.. insanız sonuçta en başından beri böyle olmuş, yargılarla, beklentilerle büyütülmüşüz. biz de yedi ceddimiz de..

bağ kurmanın eksikliğidir insanları robotlaştıran, bağ kurmayı engelleyen ise içinde bulunduğumuz, çoğu zaman farkına bile varmadığımız sistem. kurabildiğimiz tek bağın kafamızda ideal halimizle ve bu hale gelebilmek için gerekli olan şeylerle olmasına izin veren sistem.. kendimiz ile ilgili bile sonsuz beklentimiz varken, hep ulaşmamız gereken bir biz varken önümüzde, şu anki halimizi bir türlü onaylayamazken kendimizle bağ kurabilir miyiz? kendimizle bağ kuramazken başkalarıyla nasıl bağ kurabiliriz? Önce kendimizden başlamamız gerekmez mi? gerçekten kendine karşı dürüst olup  ben kendimi olduğum gibi kabul ediyorum diyebilen kaç kişi var aramızda? az bence..

insanın en acımasız eleştirmeni kendisidir.. Kendisini yargılamayan, kafasında olması gereken daha iyi/güzel/zeki/başarılı dolayısıyla daha sevilebilir olduğuna inandığı bir versiyonu bulunmayan,  her parçasını sahiplenen ve kabul eden insan gücünün tamamına sahiptir..  kendisi ile, her parçası ile bağlantıdadır.

deneyebilir misin bir an da olsa kendinle bağ kurmayı? ben sandığını atlatıp arkada saklanana ulaşmayı? hayata bağlanmayı?

Dene, iyi gelir. Bence.

 

 

 

“Müşteri Hizmetleri” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s