Bence

Çocuk

Bir kelimeyi çok okuyunca anlamını yitirir ya bazen… bu ne ya deriz hani… çocuk da öyle oldu şimdi bana.. başlığı yazarken kelimenin anlamı birden kaçıverdi, geriye kelime kaldı sadece. öylece, anlamsız ve yorumsuz. bir kelime anlamını yitirdiği o kısa an ne oluyor sizce? şekiller kalıyor geriye sadece ya da okurken sesler.. siliniyor kelimenin tüm çağrıştırdıkları. o kısacık anda, anlamına en çok odaklandığımız sözcük, kavram kayboluveriyor. kalıyoruz oracıkta bir an neydi bu, ne yapacağım ben şimdi diye.

peki hiçbir neden yokken ve durup dururken anlamını yitirebiliyorken kelimeler, kafamızda yankılanan ve bize sürekli aynı duyguları yaşatan o kelimelerin gücü nereden geliyor? nasıl oluyor da beynimizde dönüp duran kelimeler belirliyor bir çok kararımızı? ve hangi nedenle kendimizi birden hoop diye anlamını yitirebilecek kelimelerle tanımlamaya girişiyoruz?

duyduğumuz kelimelerle ruh halimizin birden bire değişmesi, bize unvan olarak yakıştırılan kelimelerle değişik duygularda gezinmemiz şartlanma gibi olmuyor mu sanki biraz? kırıcı oluyor mesela bazı kelimeler, bazıları gurur okşuyor, bazıları öfkelendiriyor, bazıları ise gururlandırıyor.. bir de hakaret olarak kabul edilenler var. nasıl oluyor bu? nasıl anlamlandırıyoruz kelimeleri ve nasıl bu kadar etkilenebiliyoruz? kelimenin fiziksel gerçekliğimize etkisi yoksa, yani hani biri bana geri zekalı dediğinde geri zekalıya dönüşmüyorsam birden bire, bu kelimeler duygularımıza nasıl bu kadar hükmedebiliyorlar?

hiç kelimelerin bizi, gücümüzü sınırladığını düşündüğünüz oldu mu? kelimelerin bu denli bütün dünyayı etkilemelerinin nedeninin bu üzerimizdeki etkisi olduğunu? aslında ne kadar sınırlıyor her şeyi fark edebiliyor musunuz? hislerimizi kelimelere dökmeye çalışmak, yaşadığımız deneyimleri kelimelere dökmeye çalışmak, bilgileri kelimelere dökmeye çalışmak.. anlamak, tam anlamıyla idrak edebilmek mümkün mü birinin yaşadığı çok güzel bir deneyimi kelimelere dökmeye çalıştığında?  tam bir kelime bulunabilir mi mesela çocuğunuza beslediğiniz duygulara? peki ya bir şelaleden atladığınız anda düşerken ve suya değdiğiniz anda yaşadığınız deneyime? çok etkilendiğiniz bir rüyadaki duygularınıza? rüyanın kendisini anlatmaya? o olağanüstü rüya, ne kadar ustalıkla kullanılırsa kullanılsın kelimeler, tamamen farklı bir şeye dönüşmüyor mu kelimelere dökülmeye çalışıldığında? ya bir kelimenin her insan için farklı bir anlam ifade etmesine, farklı bir duygu yaratmasına ne demeli?

bir laf vardır ya hani “anlattıkların karşındakinin anladığıyla sınırlıdır.” karşımdakinin anlaması kullandığım kelimelere nasıl anlam yüklediğine bağlı.. yanlış anlaşılmak diye bir şey var yahu? güya konuşa konuşa anlaşan varlıklar olduğumuz için üstün sayıyoruz kendimizi ama sürekli bir yanlış anlaşılma, anlaşılamama, anlamama durumu söz  konusu.. hayvanlar arasında bir yanlış anlaşılma söz konusu olabilir mi sizce? bir kedi diğer bir kediye bakıp patisini uzattığında, yan uzattın patini bana göre bu kavga demek gibi bir durum söz konusu olabilir mi? ya da kuşların iletişimi mesela, hiçbir şeye ihtiyaç duymadan muazzam bir uyumla sürüler halinde göç etmeleri ya da bazen gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz onlarca kuşun ahenkle dans etmeleri.. dünyada insan hariç tüm türler kelimelere gerek kalmadan doğalında, akışında ve olduğu gibi hiçbir çarpıtma olmadan anlaşabilirken, gayet net bir iletişim aracı olduğunu sandığımız kelimeleri kullandığımız halde biz insanların bu durumu nedir?

her kelimenin bir enerjisi var, kelimeler gerçekliğimizi etkiler gibi şeyler okumuşsunuzdur belki.. sık bulunduğumuz yerlerde olumlu kelimelerin yer alması bizi daha yüksek bir ruh haline sokar derler ya da hani. peki kelimelerin olmadığı bir dünyada bizi etkileyen bir şey olabilir mi bu durumda? okunan, dinlenen, duyulan kelimelerin olmadığı bir dünyada sınırlayıcı herhangi bir şeyden söz edilebilir mi? sadece olma ve bilme halinin söz konusu olması demek değil midir bu?

doğadaki her şey mükemmel bir şekilde anlaşabiliyorken, düzen harika bir şekilde işliyorken, işin içine insanlar girince denge bozuluvermiyor mu birden? doğasına aykırı davranan bir tür diyebilir miyiz o zaman kendimize? doğalımızı unuttuğumuzu söyleyebilir miyiz? ve en önemlisi kelimeleri öğrenmeye, anlamaya ve kullanmaya başlamamızla doğal halimizi, dolayısıyla gücümüzü unuttuğumuzu? bildiğiniz program atmak bu temiz bir bilgisayara ve yapabileceği sayısız şey arasından sadece programın izin verdiği kadarıyla devam etmesini sağlamak.. program nerede,  ne zaman, kim ya da ne tarafından atılmıştır bilemem ama format atmak diye bir şey olduğu bilgisine de sahibiz ve sanırım bunu hepimiz yapabiliriz.  sadece hatırlamak gerekiyor sanırım o doğal halin ne olduğunu, nasıl olduğunu..

başlıkla yazının ne alakası var diye düşünebilirsiniz.. yazmaya oturduğumda tamamen farklı bir şey yazma niyetim vardı nedeni budur.. çocuk kelimesinin anlamını yitirmesi yol açtı bu yazıya, nedeni çocuktur, o yüzden öyle bıraktım.. birden yazının çok farklı bir hal alması güzel oldu. bu sefer de elimden bu düştü.

hafıza çağırıcı bir etki yapması niyeti ile..

severim.

ayferanim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s