Bence

Davetimdir

Bu aralar sürekli duygudan duyguya geçiyorum. Bi dengesizim yani. 🙂 Bi kızıyorum, bi ne kadar sahte bu insanlar ya deyip kendime çekiliyorum, bi kendime gıcık oluyorum, bi seviniyorum, bi neşeleniyorum falan… Kötü olarak adlandırdığımız duygulara geçtiğimde nasıl yüzeye çıkabileceğimi görmeye başladım bir müddet önce..

Çevrende gördüğün her ruhun bütüne ait olduğunu, hepsinin mükemmel olduğunu ve fiziksel gerçeklikte ne yapıyor olurlarsa olsunlar ruhsal boyutta iyinin ya da kötünün olmadığı gerçeğini benimsemek.. yani bu demek oluyor ki sokakta karısını döven adama, çocukları öldüren insana, savaş çıkarana ve o savaşa dahil olup savaşana, hırsızlık yapana, doğayı katledene yani yargıladığımız ve kötü bulduğumuz her şeye yargısızca bakabilmek.. Zor görünüyor değil mi?

Aslında ne kadar kolay olabilir anlayabilirsek ve benimseyebilirsek.. Şöyle düşünsek mesela, her insan bu dünyaya saf bir bebek olarak geliyor.. Çok tatlı, çok sevimli, çok temiz.. Sonra neler yaşıyoruz da bu saflığımızı, temizliğimizi unutuyoruz? Melektir bebekler derler bazı yerlerde, ne oluyor da bu melekliğimizi unutuyoruz?  Belki benim başıma kötü dediğim şeyler geldi ama şimdi çok kızdığım, tehlikeli bulduğum, belki küçük gördüğüm insana dönüşen o bebeğin başına aklıma hayalime sığdıramadığım neler gelmiş olabilir ki bu insana dönüşmek zorunda kalmış?  Neler yaşamış olabilir ki o bebeği bir daha hiç dışarı çıkarmamak üzere taa derinlere saklamış bir daha zarar görmesin diye?  Neler görmüş olabilir?  Hiç sinirlendiğiniz  biri hakkında bunları düşündünüz mü? Uyuz olduğunuz biri hakkında? Nefret ettiğiniz biri hakkında? Korktuğunuz biri hakkında? Size zarar vermiş olan biri hakkında?

O bebek her incindiğinde nereden geldiyse darbe oraya bir duvar örüyoruz, bir daha oradan zarar görmesin diye.. Biri hakaret etti, biri dalga geçti, biri aldattı, biri dövdü, biri hapsetti/kısıtladı, vs. Her seferinde kalın, sağlam bir duvar.. Duvarın yeterince sağlam olmadığını hissedersek bir duvar daha.  Bir canlandırın zihninizde, kocaman bir sürü duvar ve  taa en içeride hapsolmuş o bebeği koruyabilmek pahasına yapamayacağı şey olmayan duvarın en dışında bekleyen şu anki biz dediğimiz halimiz.  Ne kadar uzağız o en gerçek olan o en temiz halimizden, göremiyoruz o bebeği, hatırlayamıyoruz gerçeğimizi, ruhumuzu.  E kendimizi hatırlayamazken, göremezken etrafımızdakilerin ruhunu görmek mümkün olabilir mi?? Olamaz, ama biliyoruz ki hepimiz bir bebek olarak saf ve temiz bir ruhla doğduk ve hepimiz değiştik.. Ben yetişkin olarak doğmuş kimseyi tanımadım, duymadım, görmedim henüz.. Yani kesin bilgi, herkes tertemiz bir bebek olarak doğuyor. O bebeğin bir yere gittiği yok, sadece saklıyoruz bir daha zarar görmesin diye, koruyoruz. Güya.  Ama o bebek en güçlü halimiz, her şeye sadece sevgiden yaklaşan halimiz..

Her zaman böyle düşünmek mümkün olmayabilir tabii ki.. Ama arada sırada birine karşı kötü duygular içine girdiğimizde kendimizi yakalayıp, o bebeği düşünmek o kişiyi bırakın bize çok iyi gelmez mi?  Demiyorum ki sokakta tedirgin olduğumuz birinin içindeki o bebeği düşünelim ve koşup sarılalım. 🙃 Düşünmek yeterli sadece, yargıdan çıksak yeterli.  Bir bebeği, gülüşünü, sesini düşündüğümüzde ne hissederiz? Sevgi, en saf halinden, bebeğin melekliğine yakışır bir sevgi.. Kötü düşünce ve duygulardan böylesine saf bir sevgiyi hissederek arınmak ne güzel bir duygu haline sokar bizi tahmin edebiliyor musunuz?? Birden duyduğumuz tedirginlikten, kızgınlıktan, nefretten, belki iğrenmeden arınıp, tamamen hafifleyerek saf sevgiye geçebilmek.. Düşüncesi bile harika benim bulunduğum yerde..

Davet etsem siz de gelmek ister misiniz yargıdan sıyrılmanın harika hissettirdiği yere? Davetimdir, kendinize özgü halinizle, kendi yolunuzla oraya ulaşmaya..

Ulaşması gerekene ulaşması niyetiyle.

ayferanim

 

 

“Davetimdir” için 2 yorum

  1. Çook güzel yazmışsınız ve söylemeden edemeyeceğim, çok güzelsiniz. 🙂 Güzellik aslen fiziksel bir kavram değildir. Bir insanın güzelliğini sadece düşüncelerine bakarak görebilirsiniz. Bir nevi içinizde ışık doğmasına sebep olur güzel insanlardan çıkan düşünceler, cümleler…
    Ben de yazılarımda hep iyi ya da kötü olmadığını, bu ikisinin aslında bir çubuğun iki ucu olduğunu ama çubuğun tek olduğunu anlatıyorum. Ama bir şey farkettim aslında insan ne yazarsa yazsın kendine yazıyor. Kendine bir şeyleri gösteriyor. Kendi kendimizi eğitiyoruz dünya sahnesinde. Bu esnada öğrendiklerimizi başklarıyla paylaşmayı çook değerli buluyorum. Çünkü başkalarına ayna tutuyoruz farkında olmadan.
    Teşekkürler, içinizdeki / içimizdeki çocuğu gösterdiğiniz için 🙂

    Beğen

    1. Ne güzel sözler..çok teşekkür ederim 🙂🙏 hakikaten içinden gelerek yazıyorsa insan evet kendine yazıyor ve yazarak öğreniyor.. başka bir yerden geliyor çünkü kelimeler, zannımca zaten her şeyi bilen ve farkında olan tarafımızdan.. 🙂 tekrar teşekkürler güzel yorumunuz için.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s