Bence

Bütün renkler bizimmiş, farkında mıydınız?

Mavi yeşil bir dünya.. mavisi gök gök, yeşili çimen çimen..  doğadan alır insan çoğu zaman gücünü, alır da pek farketmez bunun böyle olduğunu… yağmuru sevenler yağmurdan, güneşi sevenler güneşten, denizi seven denizden.. hep bir bağ var, ne kadar şehir insanıyım ben desek de..

sevmek var, aşık olmak var bir de bu dünyanın içinde.. o zaman karışmıyor mu tüm renkler birbirine?
Aşık olmak, sevmek.

Be mübarek.. her renk var içinde, her rengi yaşatıyor, gökuşağı gibi.. sarıyla neşeyi yaşatıyor mesela. Maviyle birleşiyor sonra gözlerinin içinden içinden bastığı kahkahayla… yeşil oluyor sonra bir huzur, beyaz giriyor içine açılıyor her yer böyle ferah ferah.. yavaştan kırmızı karışıyor, pembeleşiveriyor her yer, kıpır kıpır.. turuncuya kaçtığında bir heyecan ki sorma.. kırmızı olunca da bir başka oluyor be arkadaş, koyulaşıyor, koyulaşıyor hissiyle birlikte rengi de koyulaşıyor.. zaman geçiyor sonra bir bakmışsın kararmış her yer.. bir şaşırtıyor ki sorma, ne zaman döndü her yer siyaha? Söyler mi hiç? Belli etmeden habersiz atıveriyor siyahı ortaya.. zamanını geç de neden olduğunu bir sor bakalım kendine diyor bir yerlerden bir ses. Dön içine bak bakalım deyip duruyor. Sesi duyunca bi güven geliyor ama etraf kapkaranlık, sese güvenerek ilerleyebiliyorsun ancak.. yumuşacık bi de ses, sevgi dolu belli.. Bak bak, dolan karanlık koridorlarda, bir neden ara, ya da çözüm diyor.. dolanıp durursun, bir de ne gör orada, tam önünde kapkaranlık bir oda.. minicik bir çocuk oturmuş içeride, kapıyı aralayınca gözleri kamaşıyor. Ne kadar uzun zaman olmuşsa orada oturalı.. gir içeri bakalım diye tutturur ses, konuş bakalım minicikle ne işi varmış oralarda. Sor bakalım neymiş derdi? Gidersin küçük kızın yanına, ne oldu diye sorarsın, konuşamaz minicik.. e çok olmuş orada öyle kalalı, şaşırmış tabi seni görünce.. daha yaklaşırsın, bakarsın saçları kısacık kız çocuğu ya bu.. annesi kestirivermiş saçlarını, zor oluyomuştu bakması diye… ağlamış çok minicik belli, elinde bir külah kalmış öyle, erimiş gitmiş dondurması, olmuş tabi baya o da belli.. niye ağlamış minicik sorarsın, kimse artık beğenmicek beni diye söylenir alçacık sesiyle.. “erkek gibi oldum bak.. annem de beğenmedi ki saçlarımı kestirdi, zaten uzun saç da başa belaymış.. saç olmayınca bak kurdele bile ne biçim duruyo.” O an farkedersin ki etrafa renk gelmiş az biraz, miniciğin üstünde mavi bi önlük.. Belli daha birinci sınıf.. cebinde mendili, gözyaşını, salyasını, sümüğünü silmekten sırılsıklam.. hala kurumamış. Niye beğenmiceklermiş seni be diye sorarsın, kaldırır kafasını o yaşlı gözleriyle bakar sana, e beğenmicekler işte, çirkin oldum ben böyle, gitti saçlarım, sınıftaki bütün kızların saçları uzun.. sevmicekler de .. beğenmediğini sever misin hiç? O külah ne öyle elinde diye sorarsın? Ben çok ağlayınca annem aldı, unuturum diye der minik.. unutmuş gibi yaptım ben de, aldım dondurmayı unuttum üzüntümü.. bi daha dondurmayı kim bilir ne zaman alır? unuttun mu peki gerçekten üzüntünü diye sor bakalım der bi ses, sorarsın.. gözlerine kayar gözlerin yine, niye der, niye yaptı ki? Niye sevmedi ki beni, çok ağladım istemedim, niye üzdü ki beni bu kadar? Birden gözleri parlar, ne saf dersin, ne saf duruşu, bakışı, gözünden akan gözyaşı.. sen kimsin diye sorar, bi durursun düşünürsün.. kimim ben.. ben de safım be bebek dersin, ben de safım senin gibi, tesadüfen buldum seni, sevesim gelmiş demek kısacık saçlı bi miniciği.. durur gözyaşları miniciğin, bakar o safçacık gözleriyle.. sevdin mi gerçekten beni diye soruverir utanıp bi de üstüne.. sevmez miyim be miniciğim, alıp içime sokasım gelir ki seni, sevmez miyim ben seni hiç? ne güzelsin, ipek gibi bak o saçların, öyle ki toka kayıp düştü düşecek nerdeyse.. bi de yaramaz yaramaz bakan gözlerin var ki, tertemiz bakan, miniciksin bi de bi kere.. saçlar kısa uzun farkeder mi be bebek? Ne güzelsin sen bakıversene, bi de zeka küpü maşallah, akıyor gözlerden.. her şey var sende be minicik, ben nasıl sevmeyeyim seni? insan nasıl sevmesin seni.. çok sevdim ben seni, razı değilim bu karanlık odada kalmana, hep sevicem ben seni söz, sokuvereyim mi seni içime, gelir misin benimle? Kaldırır başını, gözlerin gözlerine değer değmez rengarenk oluverir yine her yer.. gökkuşağı gibi.. onaylar gözleri, dantelli çorabı, siyah tokalı ayakkabısıyla koşuverir sana, sarılır, bir olursunuz, tam olursunuz.. melek kaçar içine sanki, uçar çıkıverirsin o karanlık odadan, açıp gözlerini dalarsın tekrar mavi yeşil dünyaya, renkler değişir mi diye hiç korkmadan, her rengin güzelliğini bilerek, kabullenerek..
Her anına binlerce kez şükür diyerek..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s